|
Tweet |
Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer aldığı için deprem riski yüksek bir ülkedir. Bu durum, son yıllarda gayrimenkul alım kararlarında “deprem risk haritası”nın belirleyici bir kriter haline gelmesini sağlamıştır. Artık birçok yatırımcı ve alıcı, konut ya da arsa satın almadan önce bölgenin deprem riskini göz önünde bulundurarak hareket etmektedir.
Özellikle 1. derece deprem bölgelerinde yer alan şehirlerde, yapı güvenliği ve zemin etüdü yapılmış projeler öne çıkmaktadır. Deprem yönetmeliğine uygun inşa edilen konutlar, sadece can güvenliği açısından değil, aynı zamanda yatırımın korunması açısından da tercih sebebidir.
Buna karşılık, düşük deprem riski taşıyan illerdeki konutlara olan ilgi de giderek artmaktadır. İç Anadolu, Karadeniz ve bazı Ege bölgeleri, daha az riskli yapısıyla yatırımcılar için alternatif fırsatlar sunmaktadır.
Deprem riskine duyarlılığın artması, gayrimenkul geliştiricilerini de daha sağlam, güvenli ve dayanıklı projelere yönlendirmekte; alıcılar içinse “lokasyon + zemin güvenliği” formülü yeni standart haline gelmektedir.